• Document: CHECKLIST MANİFESTO İŞLER NASIL DOĞRU YAPILIR. Çeviri: ŞİİRSEL TAŞ
  • Size: 226.82 KB
  • Uploaded: 2019-07-21 06:58:07
  • Status: Successfully converted


Some snippets from your converted document:

CHECKLIST MANİFESTO İŞLER NASIL DOĞRU YAPILIR Çeviri: ŞİİRSEL TAŞ Checklist Manifesto Atul Gawande © 2009, Atul Gawande Türkçe yayın hakları: © 2011 Bkz Yayıncılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Sertifika No: 12746 Domingo, Bkz Yayıncılık markasıdır. Çeviri: Şiirsel Taş Sayfa ve Kapak Uygulama: Deniz Guliyeva Kapak Tasarım: Lisa Fyfe ISBN: 978 605 61801 1 8 Baskı: Ocak 2011 Graphis Matbaa, İstanbul 100 Yıl Mahallesi, Matbaacılar Sitesi, 2. Cadde, No: 202 A, Bağcılar (212) 629 06 07 Tüm hakları saklıdır. Bu kitabın tümünün veya içeriğinin herhangi bir bölümünün yayıncının yazılı izni olmadan, fotokopi yöntemi dahil, elektronik ya da mekanik herhangi bir yolla çoğaltılması yasaktır. © Bkz Yayıncılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. 2010 Asmalımescit Mah. Ensiz Sok. No:2 D:4 Tünel İstanbul Tel: (212) 245 08 39 e-posta:domingo@domingo.com.tr www.domingo.com.tr İÇİNDEKİLER giriş 1 1. aşırı karmaşıklık problemi 15 2. kontrol listesi 32 3. baş mimarın sonu 48 4. fikir 71 5. ilk deneme 85 6. kontrol listesi fabrikası 112 7. test 133 8. kontrol listesi çağında bir kahraman 155 9. hayat kurtarma 184 teşekkür 192 kaynaklar hakkında notlar 196 GİRİŞ Şimdilerde San Francisco’da cerrah olarak çalışan, tıp fakültesinden bir arkada- şımla sohbet ediyorduk. Cerrahların pek sık yaptığı gibi, karşılıklı cenk öyküleri anlatıyorduk birbirimize. John’un anlattığı öykü- lerden biri, Cadılar Bayramı gecesi delici alet yaralanmasıyla ge- len bir adamla ilgiliydi. Adam kostümlü partiye gitmiş, orada bir kavgaya karışmıştı. Sonra da soluğu hastanede almıştı. Durumu stabil, solunumu normaldi, ağrısı yoktu, sadece sar- hoştu ve travma ekibine anlamsız sözler mırıldanıp duruyordu. Makasla üzerindeki giysileri kesip adamı tepeden tırnağa mua- yene ettiler. Orta boylarda, doksan kilo civarında biriydi; göbek- liydi. Yaralanma da karın bölgesindeydi; balık ağzı gibi açılmış beş santimlik kırmızı bir kesik vardı. Hardal sarısı renginde ince bir omentum yağı şeridi kesikten dışarı dil gibi sarkıyordu; bu, cildin altındaki açık sarı renkli yüzeysel yağ dokusu değil, karın 2 checklıst manifesto boşluğu içindeki yağ dokusuydu. Adamı ameliyathaneye götü- rüp bağırsaklarının hasar görmediğinden emin olmaları ve o kü- çük yarığı dikmeleri gerekiyordu. “Gözde büyütülecek bir şey değildi” dedi John. Ciddi bir yara olsaydı, hastayı acilen ameliyathaneye alırlardı: sedye uçarcasına ameliyathaneye götürülür, hemşireler cerrahi ekipmanı hazırlamak için koşturur, anestezistler tıbbi kayıtları ayrıntılı biçimde gözden geçirirlerdi. Ama ciddi bir yara değil- di. Telaşlanmaya gerek olmadığına karar verdiler. Ameliyathane hazırlanırken hasta, duvarları alçı sıva kaplı travma odasındaki sedyede yatıyordu. Derken, hemşirelerden biri adamın artık mırıldanmadığını fark etti. Kalp atım hızı tavana vurmuştu. Gözleri kayıyordu. Hemşire hastayı sarstığında, yanıt alamadı. Bağırarak yardım istedi ve travma ekibi tekrar odaya doluştu. Adamın kan basın- cı neredeyse ölçülemeyecek kadar düşüktü. Havayolunu açmak için boğazına tüp yerleştirdiler ve akciğerlerine hava gönderdi- ler; sıvı ve acilen kan verdiler. Yine de kan basıncını bir türlü yükseltemediler. İşte o anda hastayı acilen ameliyathaneye almaları gerekti: sedye uçarcasına ameliyathaneye götürüldü, hemşireler cerrahi ekipmanı hazırlamak için koşturdu, anestezistler kayıtları göz- den geçirmeye başladı, bir asistan hastanın karnının üzerine bir şişe antiseptik Betadine boca etti ve John 10 numaralı bistüriyi alıp tek hamlede adamın karnının orta hattında, göğüs kafesin- den pubise uzanan düzgün bir kesi yaptı. “Koter.” Cilt altı yağ dokusu boyunca ilerlettiği koter kaleminin elekt- rikli metal ucuyla yukarıdan aşağıya doğru bir çizgi boyunca do- kuyu ayırdıktan sonra, karın kasları arasındaki beyaz fibröz fasya kılıfını açtı. Karın boşluğuna girer girmez hastadan oluk oluk kan akmaya başladı. giriş 3 “Kahretsin!” Etraf kan gölüne dönmüştü. Saldırganın kullandığı bıçak otuz santimden fazla içeri girmiş, cildi, yağ dokusunu, kası, ba- ğırsağı geçip, omurganın solundan aortu, yani kalpten çıkan ana damarı delmişti. “Tam bir felaketti” dedi John. Bir başka cerrah yardıma ko- şup yumruğunu aortun delindiği noktanın üstüne bastırdı. Bu manevrayla kanama biraz olsun hafifledi, durumu kontrol altına almaya başlamışlardı. John’un meslektaşı, Vietnam’dan beri bu kadar köt

Recently converted files (publicly available):